İnsanlık İçin Yolculuk Vakti

Her geçen gün daha da artıyor sanırım Ege’de domates yetiştirmek isteyenlerimizin sayısı. Olan biten şeylerin verdiği yorgunluklar, gördüklerimizin vicdanımızı felç etmesi yahut kayıtsızlığı bir savunma mekanizması haline getirdiğimizden midir bilinmez “olan” ile “olması gereken” kavramlarına hepimizde bir bön ifade hâsıl oldu. Bu yaşanan şeylerden sebep de hâlâ “yaşamak bizde baba mesleği” diyenlerde bir domates sevdasıdır aldı yürüdü zannımca.

Nefes alıp vermelerimizin, tabiattaki nimetleri ölümüne tüketmemizin bir anlamı olması gerekir. İnanmayan insanlar doğal bir döngüde tabiatın insanlara sundukları vs. gibi afilicümlelerle mevzuyu aydınlatabilmişlerken inanan insanlar bu âlemdeki mücadeleyi türlü teşbih yollarıyla izah ederek“yolculuk” kavramında mutabık kalmışlar. Dünya denen bu meşakkatli yolculukta insan, bir emanetin muhafızı gibidir. Belki de bir okyanustur dünya ve beden dediğimiz cisim de ruhu taşıyan dünya gemisidir. Çıktığımız yolda daimi bir yolculuktan ziyade geçici âlemin seyyahı gibi takamızı girdaba teslim etmeden an be an vuslata erme derdindeyiz. Hepimiz kendi âlemimizin “Evliya Çelebi”leri gibi diyar diyar geziyoruz. Küçük bir farkla ki ne bizim yolculuğumuz onunki kadar keyifli ne de yolculuğun sonu – değil bir külliyat- bir edebî satıra gebe… Bu yolculukların bizi bir yere ulaştırması, bizim belli kazanımlar elde etmemiz, güzel hasletlerimizi gıcırgıcır parlatmamız, bize bahşedilen bütün nimetlerin cemi cümlesini ihya etmemiz gerekmez mi, peki?

Dünya gemimiz emanetini sağ salim taşımaya bakarken bu ruhun bütün ihtiyaçları düşünülüp envâi çeşit nimetlerle donatılarak çetin sefere uygun hale getirilmiş esasen. Ancak akıp giden zamanın hızına yetişebilmek için bu donanımlara “bu parça fazla olmuş” diyerek yeni yorumlar getirmeye çalışmışız. Dünya yüzyıllar öncesi gibi aynı dünya ancak insan ve insanın ihtiyaçları aynı değil. Eskiye göre daha çok tüketen hatta belli bir kesim için sadece tüketen seyyahlar… Büyük başarı(!) ile üretim tüketim dengesinin dibine roketlerkoyup “ver elini uzay” haline getirmişiz. Bizim “yük” olarak gördüğümüz şeyleri tamamen de bırakmadan bir avuç bir avuç atarak hızla akıp giden zamanda gemimizin daha hızlı yol almasına katkı sağlamak için başka başarılı bir çözümle (!) bir avuç erdem, bir avuç sabır, bir avuç tevazu, bir avuç tefekkür, bir avuç merhamet… Bu yolculuktaki insan ilişkilerinde işe yarar ne varsa tamamen mekanik sisteme uygun bir hamle yapmışız. Her şeyi bir kenara bırakalım da o “yük” diye görenlerin “aman yahu hisçe de neymiş” sözlerine maruz kaldığımız şu zamandan geriye doğru bir bakalım. Bir yerlerde birbiri için üzülen komşusu açken tok yatmaması gereken bir kalbi yıkmanın bin Kâbe yıkmak olduğunu bilen merhamet etmeyenin merhamet görmeyeceğinden uykuları kaçan insanlar vardı(!) Nerede şimdi?!

Şimdilerde daha yirmilerini aşalı çeyrek vakit olmuş ya da otuzunu bir basamak ya geçmiş ya geçmemişler olarak;yorgun, usanmış, kalbi incinmiş insanlar olarak yüzde on batarya ile var olmaya çalışıyoruz. Kimsenin kimseye “eyvallah”ı yok. Oysa komşu komşunun külüne muhtaç değil miydi? “Nerede o eski mahalle kültürü?” sorularını da alıpapartmanların temellerine gömdük zaten muhabbetli komşuluk ile beraber. Çalışma hayatı, yaşam gaileleri, bilmem ne… Tamam, bunlar bir yere kadar kendisini taşıyabilir mazeretler. Ancak kapıda elinde paketlerle kapıyı açmak için cebelleşen insanın yüzüne iş makinesi izler gibi bakmak, attığımız o “bir avuçlar”dan sebeptir, bu böyle biline! Yahut bir çocuğun akranı diğer çocuğa zulmetmesini, bir kişinin başkasının namusuna yan gözle bakabilmesini, küçücük çocukların minicik dünyalarını başına zalimce geçirmeyi de hep o “yük”leri hafifletmek için attığımız bir avuçlardan sorabiliriz, ne dersiniz? Hazır yükleri atmışız ve dünya okyanusunda tatlı tatlı yol alıyoruz o zaman son derece lüks teknolojik araçlarımızdan yükselen “Boş Vermişim” şarkısını açıp hafif hafif(!) yol alalım esas âleme. Pruvamız neta olsun!

İnsanlık İçin Yolculuk Vakti” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: