Yıla Başlarken…

Merhaba Mahza okuyucuları,

Yeni bir yılın ilk zamanlarını sizlere seslenerek geçiyor olmanın sevinci içerisindeyiz. Bütün başlangıçlar gibi yeni yılın da ömrümüze daha çok sevgi, daha çok birliktelik, hoşgörü ve eksikliğini hissettiğimiz ne kadar duygu varsaberaberinde getirmesini dileyerek başlıyorum söze…

Sevgili okur, bildiğiniz üzere geçtiğimiz Aralık ayı Şeb-i Arustörenlerinden dolayı “Vefa” zamanı olarak tanımlandı. Arkadaşlarım bu konu üzerine mi yazsak dediklerinde ilk kurduğum cümle “Aman, ‘Vefa, artık yalnızca bir semt adı’ güzellemesine kimseler girmesin”oldu… Neden mi sevgili okur? Tam olarak vefanın kendisinin bu vefasızlığı hak etmediğini düşündüğümden… 

Çok yaramız var, çok düştük, çok üzüldük… Yarım kalmış hikâyelerimizin acısını kalbimizin ortasında kırılıp kalmış bir hançer gibi hissettiğimiz zamanlarımız oldu. Ayrıldık, dağıldık, parçalandık… Kimimiz boş bir mağara buldu kendi içinde inzivaya çekilmek için kimimiz denizin dalgalarına anlatmayı tercih etti sadece. Bazen işe giderken adımladığımız kaldırım taşları bazen de akşamları dönerken avuç içlerimize yansıyan sokak lambaları dinledi içimizden geçenleri… Düşününce hiç yalnız kalmadık aslında. Bize eşlik eden bir kendimiz vardı her ânımızda… Biz en büyük vefasızlığı kendimize ettik hiç soluklanmadan…

Konya sokaklarında gördüğüm şu cümleyi okuduğumda fark ettim bunu: “Sevgide çekilen cefada binlerce vefa vardır.” Evet, sevgili okur hepimiz adaletsiz gelir dağılımından, gün geçtikçe maddeciliğe ve bireyselliğe dönen yitirilmiş insani hassasiyetlerimizden, kısaca sevememekten şikayetçiyiz. O zaman bir soru sizlere: “Biz sevgiye karşı ne kadar vefa gösteriyoruz ki sevgiden vefa umuyoruz?” Hem ne demiş hazret, “sevgide çekilen cefa”… Gelin kabul edelim sevgi kucağımıza konuverdiğinde bizden mutlusu yok oysa birazcık imtihan edilelim, biraz cefa girsin araya sevginin ellerini ilk bırakan yine biz oluyoruz. Iphone kuyruklarında, kara cumalarda alışveriş sitelerinde sepetin başında tuttuğumuz nöbetleri kaç sevgi gördüğümüz insan için tuttuk? Ben sayabildim, bir elimdeki parmaklarla eminim siz de sayabilirsiniz…

Özetle, sevgili okur…

Bu sayıda istedik ki vefayı, bizim kendi içimizde, bizimle olanda, kendimizden olanda ve dahi kendimize gösterdiğimiz vefada bulalım… Yol uzun, yoldaş çok mühim… Görelim ve biz vefa bekleyen değil vefa gösteren olalım… Önce kendi ellerimizden tutalım… Biricikliğimizi ve biricik olarak yaratılmışlığımızı hiç unutmayalım. Unutmayalım ki o zaman çekilen bütün cefalar beraberinde katmerlenmiş vefaları sunsun bizlere…  Artık sorgulamadan, başkasından ummayalım ve biz sunan, veren el olalım önce kendimize sonra bizim gibi vefa beklediğini düşündüğümüz herkese…

Vefa dolu bir yıl, bir ömür dileğiyle!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: