Ayın Kitap Önerisi&Tahlili: “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” -Ahmet Hamdi Tanpınar

Herkese yeni bir yılda ve yeni bir yazıda merhaba! Yeni yıl; yeni heyecanlar, yeni telaşlar, yeni planlar mı sizin için de? Bizim evde durum pek öyle geçmiyor, her yıl bitimiyle yenilenen takvimlere hoş geldin diyor, eskiyen takvime veda ediyoruz. Sadece eskiyen takvime veda etmiyoruz, bir takvimin 365 gününü geride bırakmış olmanın verdiği hüzün de çöküyor üstümüze.

Takvimler olmadan insanlar ne yapıyorlardı diye merak ettim. Sonra da size bu ay “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” adlı kitabı önermeye karar verdim. Zaman kavramının belirli aralıklara bölünmesiyle oluşan saatlerden, belirli saatlerin önemine binaen oluşan takvimlere kadar düşündüm. Sonra bu kitabı, yılın ilk kitabı olabilecek kadar mükemmel olduğuna bir kez daha karar verdim.

Ülkenize hatta şehrinize ilk defa bir enstitü açacak olsanız ne yapardınız? Ne enstitüsü açardınız, yönetici vasfını kime verirdiniz, teşkilatı nasıl kurardınız, esin kaynağınızı nerden bulurdunuz? İşte bu ve buna benzer soruların cevabınıironik bir dille bu ayki kitabımızda bulabilirsiniz. 

Ahmet Hamdi Tanpınar, kendine has üslubuyla yazdığı eseri dört ana bölüme ayırmış. “Büyük Ümitler” adlı birinci bölümünde tüm kitabın ve özellikle ana karakterlerin özet bir şekilde tanıtımını yapmış; “Küçük Hakikatler” , “Sabaha Doğru” ve “ Her Mevsimin Bir Sonu Vardır” adlı ilk bölümün geniş anlatımı mahiyetinde olan diğer bölümlerinde ise eserini uzun tasvirlerle sanki bize olayları birebir yaşatırcasına anlatmış. Kitabın ilk bölümü, kullanılan dilin günlük kullanımımızdan farklı olması ve bazı kavramların günümüz anlam-değer dünyasında karşılığının olmamasıyla biraz karışık ve karmaşık gelebilir ancak kurulacak enstitüyü anlamak isteyen dikkatli okuyucular için ilk bölüm belki de kitabın en enfes bölümü olabilir. Maceralı ve heyecanlı filmin kısa bir fragmanı gibi olan ilk bölümden sonraki her bölüm,toplumumuzda hâlâ karşılaşabileceğimiz karakter ve tiplerle birbirinden farklı olaylarla dolu. 

Bir arkadaşım, okuduğu kitapların karakterlerini anlamak için küçük bir not defterine karakter adı ve kitaptaki rolünü yazar, belki bu yöntem bazılarımız için kitabı anlamayı kolaylaştırabilir.Ben ilk defa Ahmet Hamdi Tanpınar okudum ve ironiye olan hayranlığımdan dolayı bundan sonra da Ahmet Hamdi Tanpınar okumaları yapacağım. Hiç denenmemiş bir şeyi hayal dünyasında inşa etmek sonra onu yazıya aktarmak ve okuyucuya da bu zevki tattırmak işte Ahmet Hamdi Tanpınar’ı benim gözümde yücelten yegâne şey; bu keskin zekasının kaleme aktarımı oldu. İhsan Oktay Anar’ın “Puslu Kıtalar Atlas’ı”nı okuduysanız, orada Uzun İhsan Efendi neyse Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Hayri İrdal’i de o işte. Belki bu çok fazla iddialı olabilir ancak çok benziyorlar!

Eski İstanbul sokaklarında, kahvehanelerinde hatta evlerinde gezineceğiniz, gezinirken kâh gülüp kâh düşüneceğiniz harika bir kitap. Okumayan kalmasın, okuyanlar ellerindeki kitapları okumayanlara doğru uzatsın. Kitaptan bir alıntıyla yazımı bitirmek istiyorum: 

“İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.”

Fotoğraf: Haticenur Aslan

Birisi “Ayın Kitap Önerisi&Tahlili: “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” -Ahmet Hamdi Tanpınar” üzerinde düşündü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: