Vefâ’ya Bir Temsilci mi Gerek?

Dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren ağlar, güler, sever yahut nefret ederiz. Hikayemiz bunlar üzerine kurulmuş. Hikayediyorum çünkü her insanın bu hayatta birilerine anlatmak istediği bir hikayesi vardır. Bu hikaye, içinde ya sevgi ya da nefret barındırır. Ama kalbinde nefretten eser olmayan kişiler de vardır. O kişiler vefânın temsilcileridir. Peki kimdir bu vefânıntemsilcileri; anne, baba, evlat, eş, öğretmen, iş veren ya da işçi …? Liste bu şekilde uzayıp gider. Herkesin kendince bu soruya bir cevabı vardır mutlaka. Ama bir insan aslında tüm bunları içinde barındırmaz mı? Bulunduğu duruma göre bir şey olur insamn…Gerektiğinde bir anne ve gerektiğinde de bir iş veren. Bu ayın yazısının konusu da içinde bulunduğu duruma göre şekil alan, bana göre vefânın en çok yakıştığı kadınların hikayesidir. Bu yazımda tek bir isimden ya da ismine âşinaolduğunuz bir kadından bahsetmeyeceğim. Çünkü her kadının hikayesi anlatmaya değerdir. Ben burada ismini zikredecek olduğum kadınların elbette bütün hikayelerini anlatamam. Ama sizler onları bir nebze olsun anımsarsınız.  

Hz. Hatice’yi hepiniz bilirsiniz bir eşe nasıl vefâgösterilmesi gerektiğini bizlere en güzel şekilde anlatan kadın. Eşi isedüşmanlarına karşı bile dünyanın en vefâlı insanıydı. Hz. Hatice Kureyş’in en zengin kadınlarından biriydi ama tüm malını eşinin davası için (İslam için) hiç sitem etmeden ortaya koydu. Bir diğer isim ise Hz. Fatıma, babasına anne olmuş, ona en çok benzeyen, Uhud Savaşı’nda babasının dişi kırılınca kanını kendi elleriyle durdurmaya çalışan kadın. Bir evladın ebeveynine duyması gereken muhabbetin örneği. 

​9. yüzyılda yaşamış örnek bir kadın, UNESCO’nun Dünya Mirasları Listesinde kesintisiz eğitim verilen dünyanın en eski üniversitesi olarak kabul edilen Karaviyyin Üniversitesi’nin kurucusu Fatima el-Fihri. Tunuslu olan Fatıma, kendini ilme adamış bir kadındır. İslam’ın kadına ve ilme önem vermediğini söyleyenlere en güzel örneklerden biridir. Bu üniversitede İbnHaldun, İbn Rüşd, İbn Bace, İbn Meymun, İbn Hazm gibi birçok alim eğitim almıştır. Ayrıca bu üniversite dünyanın en eski ve günümüzde hala güncel olarak faaliyet gösteren KaraviyyinKütüphanesine sahiptir. Fatima el-Fihri tüm bu çabalarıyla insanlığa ilme olan vefâsını göstermiştir. 

Üç kadının ismini zikrettim yukarıda. Aslında milyonlarcakadın veya erkek ismi sıralayabilirim buraya çünkü her insanın vefâsı başkadır. Her insan farklı şekillerde farklı şeylere gösterir bağlılığını. Bazıları bir evlada, anne ve babaya, dosta, sevgiliye, bazıları ise tüm insanlığa muhabbet besler. Son söylediğim sizler için biraz imkansız gibi gelebilir. Ancak herhangi bir insan bir hastalığın tedavisini bulmuştur ya da bir okul açmıştır ve bu tüm insanlık için fayda sağlamıştır. Belki amacı insanlık için faydalı olmak değildi. Sadece ekonomik olarak kazanç elde etmek, ismini tarihe yazdırmak istemişti. Ama ne demiş Voltaire, “vefâmilletin tarlasıdır” ve bende diyorum ki tarlayı işlemesini bilirseniz taze filizler doğacaktır, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: