Yurttaş Değil Vatandaşız

Kelimelerin anlamları ve hissettirdikleri arasında farklılıklar olabiliyor. Mesela vatan ve yurt kelimeleri. Yurt kelimesi eski Türkçe olup, Orhun Yazıtlarında dahi geçen bir kelimeydi. Vatan kelimesi ise Türkçeye Arapçadan geçmiş olup 14.yy’dan sonra yazılı kaynaklarda bulunmaktadır. Her iki kelime de üzerinde yaşanılan toprak parçası, ikamet edilen yer manalarını taşımaktadır. 

Bu iki kelimenin tercih edilmeleri ilgili çok amatör bir araştırma yaptım. Etrafımdaki birkaç kişiye bu kelimeleri kullanmaları gereken durumlarda hangisini seçtiklerini sordum. Sonuç şaşırtmadı aslında. İnsanların yarısından fazlası vatan kelimesini seçtiler. Vatan kelimesinin, anlamının dışında duygusal bir etkileşimi var aslında. Bu etkileşimi oluşturan ne diye sorulursa, birden çok sebep gösterilebilir. Belki kelimenin ilham ettiği duygular, önceki dönemlerde kullanımı, edebi eserlerdeki varlığı, toplumun kelimeye yüklediği anlam, kişilerin tercihini büyük ölçüde etkileyen faktörlerden.

Yurt kelimesi Öz Türkçe bir kelime iken Vatankelimesinin etkisinin daha yüksek olması insana şaşırtıcı geliyor. Bunun için bir araştırma yapamam belki ama kendimden yola çıkabilirim. Yurt kelimesi toprak parçasını ifade ederken vatan orada yaşayan ruhu belirtiyor benim için. Vatan kelimesi daha büyük bir şeyin parçası gibi aslında. Yani vatan her zaman yurttur ama yurt her zaman vatan değildir, diyebilirim belki. Evet bir toprak bizi siyasi anlamda bağlı kılabilir ama bugün bu toprak üzerinde aynı ruhu taşıyamıyorsak biz ancak yurttaş olabiliriz, vatandaş olamayız.

İnsan en çok burada sorguluyor sanırım. Karamsarlığa düşünce yani. Hepimiz vatandaş olduğumuzu iddia ederken ya yalnızca yurttaş olabiliyorsak. Yani bizi birbirimize bağlayan manevi şeyler azalıyor, yerine yalnızca anayasal mecburiyetler kalıyorsa… Bugün Suriye’de şehitler veriyorken, savaş sınırımızda cirit atıyorken, mülteciler az ötemizde bizden kaçmak için işkenceye razı oluyorken, vatandaşlık kavramını yeniden sorguluyor insan. Bize Ensar olma hakkı verilmişken ne kadar muvaffak olduğumuz tartışmalı bir konuyken vatandaşlık daha zor oluyor aslında. 

Peki gerçekten bu kadar kötü mü vaziyet? Vatandaş olma ihtimalimiz yok mu? Buna inanmıyorum işte. Bugün üzerinden yıllar geçmesine rağmen bir sürü genç hala Çanakkale Savaşı’nın anısına Gelibolu’da. Hala oralara giderken “Dur Yolcu” şiirini ezberlemek için yarışıyorlar. Mart geldiği zaman Mehmet Akif’i anmak için programlar hazırlıyorlar. Vatandaşlık zor ama yaşanabiliyor hâlâ. Biz yurttaş değiliz, biz vatandaşız. Karanlıktan aydınlığa açılan on mısraın hepsini ezbere bilen, ay yıldıza bakıp o mısralara “Kokrma” diye başlayan vatandaşlarız…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: