İnsan Olmak mı Dediniz?

Hepimiz yanlış ve doğruların toplamıyız: İnsanız..!

Bizi biz yapan değerler, düşünce dünyamız, inançlarımızla oluşan kimyamız… Eksik ve tam hâlimizle bir olan insanız… Elimizle, kolumuzla, ayağımızla; etrafa bakan gözlerimizle; dışımızla, içimizle insanız… Ne büyük sorumluluk değil mi?  Varsın, buradasın; dünyadasın. Ailen var, sana biçilmiş roller var. Halbuki hiçbir şeyden habersiz geldiğin dünyaya aslında başıboş gelmemişsin.

İnsan olmak mı insan olabilmek mi sorularıyla beraber bu dünyada varız: cismen de varız duygularımızla da varız. İnsan olmak tam olmamak demek. Kocaman bir boşlukta yalpalanıp sonra da büyük bir hızla düşmek demek. Hem her şey hem de hiçbir şey demek. Yine de ne olursa olsun yaşamaya çalışmak demek. Altı üstü bir ölüm kadar yaşıyoruz…

“Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak…” der Yusuf Atılgan. Neden susar insan..? Bu yangın yerinin avuç açmaya değmeyeceğini bilmez mi? Ya da her şeyi yaşamaya değer mi? Bilmemek, hafifletir mi suçu? Sorumluluktan kurtarır mı..? Ayakları altına alarak kendi onurunu yürümek; nereye kadar ve niçin..? İşte vicdanımızla ruhumuz arasında insanız… Birlenmek için bir geldik, çoğalacağız; birlenip tek nefeste kalabalık olacağız. İnsan olacağız…

Ve  “Herkes her şeyin farkında ve kimse hiçbir şeyi yanlışlıkla yapmadıysa” eğer Cemal Süreya’nın deyimiyle… Yaşadığımız bunca kötülük bilinçli ise bunun oluşmasına sebep olacak kadar insanı kirleten nedir? İnsanın mayası mı kirlidir yoksa kirlenmeye müsait bir mayası mı var ?Ya da dayanamaz mı kötü olmamaya, o kadar mı zayıftır? Ya da sığınır mı tüm bu konuşulanlara? Kaçıyoruz dostlar… Her şeyden kaçtığımız gibi konuşmaktan da kaçıyoruz, düşünmekten ve düşmekten…

 “Korkuyoruz. Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. İnsan olmaktan korkuyoruz.” demişti Oğuz Atay.  Yaşadıklarımız değil midir bizi insan eden; eğrisi doğrusuyla öğrendiklerimiz, düşündüklerimiz ve eylemlerimiz..? İşte hepsinin sonunda insan olmaktan kaçmamalıyız… Zor gibi görünen ama aslında içerde saklı “öz”dür insanlık… Hatırlamayı bilmek ve bazen de unutmayı bilmektir… Hatalar da yapmaktır mesela… Hatırlanacak hatalardan da kaçmaktır.

  Deneyimlerimizin büyük bir bölümünü, üzülerek, kırılarak, zarar görerek ediniyoruz, doğrudur. Ama sevmeyecek miyiz artık, güvenmeyecek miyiz birbirimize? Hep kuşkuyla mı bakacağız insanlara, inan(a)mayacak mıyız? Böyle yaşamak mümkün müdür..?

“Keşke kırıldığımı, yorulduğumu ve darıldığımı anlatmak için gitmem gerekmeseydi” dediğinizde… İşte o zaman, “Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir.”diye geçirmelisin aklından…

Her şeyi yeniden tanımlamak zorundayız, ‘insan olmak ne demektir’ den başlayarak.

Çünkü, “Dünyada çiçek, çocuk ve kuş olduğu sürece korkma; her şey yolunda demektir.”

One thought on “İnsan Olmak mı Dediniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: