Kıblesini Arayan Kalp

Her birimiz kendi denizini köpürtüyor yüreğinde. Kalbimizin kuytularındaki çöl, vahasını arıyor.  Bir ömür yürüdükten sonra ulaştığımız noktada, aldığımız yol iki sela arasındaki mesafe olacak. Kısacık ömrümüzde alemlere sığamazken içimiz, dışımız dünyaya hapis vaziyette. Her şeyin anlamını çözebilmişiz gibi birde hayatın anlamını çözme gayretindeyiz. Varoluş sancılarıyla kıvrandığımız her an, sancıyı çeken ilk insan olmadığımızı hatırlatmakta fayda var aklımıza. İçimize doğru çıktığımız yolların biricik neticesi; varoluş sancısı…

Yetmiş yıllık ömrünün 50 yılını yollarda geçirmiş Evliya Çelebi’nin seyahatleri günümüzün cama yaslanarak çıkılan yollarına benzer mi? Bir gece rüyasında “Şefaat ya Resulallah” diyecekken sürçen dilinden çıkan “Seyahat ya resulallah” kelamıyla başlamış yol maceraları seyyahın. Hiç bilmediği uzaklara duyduğu tutkulu hasret, rüyasındaki nurla birleşince yollara düşürmüştü çağımıza Seyahatname gibi özel bir eser bırakacak Çelebi’yi. Evliya Çelebi’nin hayatına dair yazıları ve Seyahatname’yi okuduğunuzda göreceksiniz ki önce içinin yollarına çıkmış seyyah, ardından adımları harekete geçmiş. Rıhle’nin yazarı, bir başka seyyah İbn-i Battuta mesela… Fas’ın varlıklı ve önde gelen ailelerinden birinin ferdi olan İbn-i Battuta’nın seyahat maceralarıysa yirmi iki yaşında hacca doğru yola çıkmasıyla başlamış. Yollar bağımlılık yapıyor olacak ki İbn-i Battuta da ömrünü yollarda geçirmiş. Seyahatleri esnasında Şeyh Kemaleddin el- Gari’nin tekkesine girmiş ve mal varlığını da bu tekkeye bağışlamış. Ancak mal varlığının olmaması onu seyahat tutkusundan alıkoyamamış ve tekrar yollara düşmüş. Düştüğü yollarda aldığı notların sonucunda bizlere ulaşan El Rıhle’siyle dönemin tasavvuf anlayışına dair fikir sahibi olmamızı sağlıyor, ruhuna rahmet İbn-i Battuta.

Yeryüzündeki yolların yolculuklarına değinmeden önce hayranlığı layığıyla hak eden iki güzel seyyahtan bahsetmek istedim. Günümüzün yeryüzü yolculuklarına sitemliyim. Adına gezmek dediğimiz yolculuklarımız turistlikten öteye geçemeyebiliyor. Sanki görmeye değil göstermeye gidiyoruz gittiğimiz yerleri. Sosyal medya hesaplarımızda paylaşmak uğruna belki de ilk ve son defa göreceğimiz güzellikleri gözlerimizle değil telefonumuzun kamerasıyla görmeyi yeğliyoruz. Gözümüzle gördüğümüz güzellikler kalacak bize… Fotoğraf çekmek için harcadığımız anın değerini de o anı kaybettikten sonra anlıyoruz. Gittiğimiz yerlere bizden hatıra kalsın diye bıraktığımız izleri de es geçmeyeyim (!). Tarihi taşlara, ağaçlara, bulunduğu şehre değer katan duvarlara, baş harflerimizi ya da isimlerimizi eşeliyoruz, çok iyi bir şey başarmışız gibi yaptığımız bu çirkinliği fotoğraflayarak perçinliyoruz! Hatta paylaşmaktan bile hayâ etmiyoruz. Gezip gördüğümüz yerlerde bıraktığımız en güzel iz adımladığımız yollardır. Ayaklarımızı bastığımız topraklardan ayrıldığımızda, ayrıldığımız yerde kalmaya devam eden insanlar ardımızdan “O gelmeden önce burası daha güzeldi” dememeli. Hayatımız kısa vadeli olabilir ama uzun vadede güzel anılabiliriz. İnsan olmak en çetrefilli yolumuz esasında, her neyse diyerek yaşamaya çalışıyoruz…

İnsan kendi derinliğindeki yolardan kaçandır, kitaplardaki yollara koyulmaya üşenendir, şehir yollarınıysa hayal edendir. Şehirlerinde, kitaplarında, kendi içinin yolcusu olmanın da tek bir koşulu var; harekete geçmek. Ekseriyetle şehirlere yapılan yolculukları seviyoruz. Çünkü şehirler keşif macerasının en eğlenceli yolu. Klişe münazara konusudur; çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Okuyanda bilir gezende ancak bilme eyleminin öncesinde öğrenme eylemi vardır ve galiba gezerek öğrenmek okuyarak öğrenmekten daha keyifli. Yalnız unutulmamalıdır ki okumak keşif yolunun teorik boyutuyken gezmek pratikteki yolu. Yani ne yalnızca gezmek ne de yalnızca okumak. Gezmeyi ve okumayı birbirine eş etmek en makulü. Gezdiğimiz şehirlerin anlattıklarını dinlemeye çalışacağız. Bir yandan gözlemlerken insanlarını şehrin, öbür yandan anlamaya çalışacağız. Ve en önemlisi şahidi olduğumuz doğal güzelliklerin yeryüzündeki ayet-i kübralar olduğunun farkına varıp, yaratana yarattığı için hamd edeceğiz. Görmeye göz, duymaya kulak, yürümeye ayak verdiği içinde ayrıca şükredeceğiz. Sağlam bedenlerimize kolay gelen gezmenin eksikliğini yaşayanların var olduğunun da idrakinde olacağız. “Üç çeşit duanın müstecâb olduğu (kabul edildiği) hususunda şüphe yoktur: Mazlumun (haksızlığa uğrayan kimsenin) duası, yolcunun duası ve anne babanın çocuklarına duası” buyuruyor Resulallah efendimiz (sav). (Tirmizî, Birr ve Sıla, 7) O zaman bir şehirden diğerine gidişlerimizde sadece derinliklerimize dalıp tefekkür etmeyeceğiz aynı zamanda kabul edileceğini bildiğimiz duaları edeceğiz. Ahir zamana düşmüşken ömrümüz gün içerisinde namazlarımızın her rekatında tekrar ettiğimiz sıratı müstakim’i isteyeceğiz. “Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınların yoluna değil.” (Fatiha / 6-7)

‘YOL’ ibaresinin ummül Kur’an (Kur’an-ı Kerim’in anası) diye adlandırılan surede geçiyor olması sizce de çok çarpıcı değil mi? Yazımın başında iç yolculuktan söz etmiştim, insan iç dünyasının derinliklerine yolculuk etmeden dış dünyadaki yolculuklarını tamamlayamaz. Buraya bir çarpıcı gerçeklik bıraktım, iç yolculuğunuza vesile olurum ümidiyle. Dünya tarlasında ektiğimiz ne varsa ahirette biçeceğimize iman ediyorum. Gurbetimizin vuslata ereceği güne kadar dünya yolculuğumuzda, hayatlarımızı inandığımız değerler örsünde döverek yiğit ve soylu şahsiyetler olmayı başaracağız. Hayatınızın denizinden kuş olup uçmayın, balıkken uçup denizinizi analiz edin.

Kendi evrenlerimizin seyyahıyız. Girdiğiniz ve çıktığınız her yol güzellikler getirsin, sevgiyle kalın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: