“KADIN”

Kadın hakkında yazacak çok şey var ama nerden başlasam bilemiyorum sanırım. Kadına bir sıfat, toplumsal rol, meslek veya bir renk atfetmek en son isteyeceğim şey. Ben size kadını kadın olduğu için anlatmak isterim. Kendi başına ayakta durabildiğini, kimseye mecburiyet hissetmemesi gerektiği, hiçbir kalıba uymak zorunda olmadığını, bulunduğu mekânın izahını yapmak zorunda kalmamasının önemli olduğunu anlatmak isterim.

“Kadın gibi” kalıbını yıkmak isterim mesela. “Kadın gibi iş yapma”, “kadın gibi top oynama” “kadın gibi gülme”. Bu kalıpların ne kadar çirkin olduğunu anlatmak isterim. Sizin anneniz ya da kardeşiniz olduğu için empati kurmanızı istemem, kadın gibi olmanın aşağılanacak bir şey olmadığını bilmenizi isterim. Siz diye bahsettiklerimin yalnızca erkekleri değil kadınları da kapsadığını bilin isterim.

“Müsait” kelimesinin TDK’daki anlamını birlikte değiştirelim isterim. Müsaitin flört etmeye uygun anlamına gelmediğini öğretelim, kadınlara böyle bir kelimenin yakışmayacağını anlatalım isterim. Yalnızca kadına da değil bir erkeğe yakıştırılacaksa onun da karşısında kadın erkek birlikte duralım isterim. 

“Namus” kelimesi yalnızca kadına atfedilmesin isterim. Namusun kafamızdaki iğrenç yargılarla olmadığını bilelim isterim. İster ideolojik ister ahlaki ister dini temelli olsun “namus” kavramının önce kafanın içinde başladığını bilelim isterim. Hiçbir altyapıda yalnızca kadına ait olmadığını herkese duyuralım, hatta avaz avaz bağıralım isterim.

Birileri hangi sebepten olursa olsun bir kadının canını alamasın isterim. Kadınlar olarak birbirimize destek olalım isterim. “Aman canım o da evinde otursaymış”, “O da o eteği giymeseymiş”, “İyi de öldüren kadının kocası değilmiş sevgilisiymiş”, “Kadın dediğin birazda haddini bilecek” cümlelerini ölmüş bir kadının arkasından söylemeyelim isterim.

Biliyorum isteklerimiz ortak. Hepimiz aynı kaygıları taşıyoruz. Hepimiz bir gece vakti yürüdüğümüz karanlık yolda tedirgin oluyoruz. Evet sen de eline telefonu alıp birini arıyormuş gibi yapıyorsun. Farkındayım sen de meslek hayatında o cam tavana rast gelmekten kaçıyorsun. Biz hep beraber kalkacağız bu problemlerden. Çığlıklara sessiz kalmamayı öğreneceğiz önce. Oğlumuza da kızımıza da “Sen büyüyünce çok canlar yakacaksın” demeyeceğiz. Hiçbirimizin hayatını bir diğerinden üstün kılmayacağız. Biz birbirimize ışık olursak aydınlatırız bütün geceleri.

İstedim ki mahza’nın bu ay anlatacağı dosya konusuna şöyle bir değineyim. Kadının adının unutulmadığını biliyoruz. Sen de biliyorsun. Ve bana inan biz biliyorsak herkese öğretiriz cânım okur. Yeter ki öğretmek isteyelim. Yeter ki bir yerde bir kadına zulmeden kendi canımız bile olsa ona “dur” demeyi bilelim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: