Sardunyaların Hatrına

Sardunya saksılarını sulamakla geçiyor evde günler. Malum, dışarıya çıkamadığımız için balkonlarımız
ve çiçek saksılarımız daha bir anlam kazandı hepimiz için. Küçüklüğümden beri dikkatimi cezbeden bir şeydir: Annem kucağına henüz aldığı kundaktaki bebeğini sever gibi sever bütün çiçeklerini. Konuşur onlarla, sevgi sözcükleri fısıldar taç yapraklarına. Bense hayretle onu izlerim. Hepimizin annesinin kurduğu o bilinen cümledir ya: “Anne olmadan anlamazsın!”

Belki aramızda anne olamayanlar da var. Ancak annelik duygusu kadına doğuştan bahşedilen bir şey. Anne olsun ya da olmasın, her kadın sadece kadın olmaklığıyla Allah’ın rahmet deryâsından bir damlaya nâil olmuş demektir. Bu yüzden Peygamber Efendimiz: “Cennet anaların ayakları altındadır.” buyurmamış mı zaten?

Kadın olmak tarihin her döneminde zor olmuştur. Yeri gelir at sırtında görürüz annelerimizi, yeri gelir devletin başında karar verirken. Yeri gelir beşik sallarken, yeri gelir dünyayı bir beşik gibi sallayacak Fatih’ler yetiştirirken. Bugünse birçok anneyi hem çocuklarının rızkı için kamuda debelenip hem de evde yine çocukları için insanüstü bir çaba sarfederken görüyoruz. Yetmiyor!!! Artık anneleri yani kadınları en çok ölürken görüyoruz. Hem de düşmana karşı vatanının, evladının ya da kendinin namusunu savunurken değil. Bir zamanlar gözüne sevgiyle baktığına inandığı adamlar tarafından öldürülürken. Ya da babasının ve ailesinin emanet ettiği adamlar tarafından. Seçim kime ait olursa olsun artık sonuç pek fazla değişmiyor. Kadınlığın dünya tarihi boyunca süren onuru bugün üzülerek söylüyorum ki ayaklar altında…

Kadın Rabbi katında kendi kıymetinin farkına varmadıkça, hayatını, ömrünü tek bir adamın ellerine bıraktıkça yolu, güvendiği o adamın kalbinde taşıdığı merhamet kadar olacaktır. Yanlış anlaşılmasın, feminist değilim asla da olmayacağım. İzm’lerin dünyamıza çok da güzel şeyler kattığını düşünmüyorum zira. Ancak inancım gereği dinimin kadına verdiği değeri ve hakkı bugün insan eliyle yapılmış hiçbir sözleşmede hiçbir kanunda görememek beni kahrediyor.

Bugün dosya konumuz gereği kadın kardeşlerime sesleneceğim:

İçinde bulunduğumuz dünya seni sadece bir meta’ olarak görüyor. Dişil kimliğini sadece sistemin
pazarında satılığa çıkarıyor. Ne senin hayatın güvende bu sistemde ne de saksıdaki sardunyaları
sularken içinde yeşeren o sevginin milyon katını duyduğun kızının… Rabbimiz yüce kitabında çok az
yerde “Ey kadınlar ya da ey erkekler” diye hitap eder. Genel hitap “Ey İnsanlar” şeklindedir. İslam
kadına ya da erkeğe değil, insanlığa seslenir!

Öyleyse sevgiyle, emekle büyüttüğün sardunyaların bari hatrına Rabbin katında biricikliğinin farkında
ol kadın kardeşim… Hayatını senin gibi Allah’ın bir kulu olan bir adamın varlığına bağlama! Aile
kavramının temel taşı olduğunu; senin yetiştirdiğin Yusuf’larla, Ahmet’lerle, Umut’larla kadına saygı
duyulan, hak ettiği kıymetin verileceği günlerin gelebileceğini unutma! Dünya bir oyun ve eğlenceden ibaret ve bu oyunda baş rol sensin.

Hasan el Benna’nın da dediği gibi: “Bu dünyanın yarısı kadınlardan oluşur kalan yarısını da kadınlar
yetiştirir!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: