Ağacın Tepesindeki Sırlar

Okulun paydos zili çaldı. Bütün çocuklar çantalarını hızlıca toplayıp koşa koşa ailelerine giderken, Dudu sakin bir şekilde çantasını topladı ve ağır ağır ilerledi. Acele etmesi için bir sebep yoktu çünkü.

-Oğlum, aslan parçam nasıl geçti bakalım günün?                                                                                  -Baba biliyor musun ben matematik sınavından doksan aldım                                                               -Aferin oğluma, ver çantanı ben taşırım

Bu konuşmalar arasından ilerliyordu Dudu. Kim bilir kaç kere şahit olmuştu bu sahnelere. Her güzel söz, kucaklaşma vücudunda bir kesik açıyordu

-Benim güzel kızım, sen baban için bu dünyadaki en değerli şeysin bunu biliyorsun değil mi?

Duyduğu bu son konuşma Dudu’nun kalbine bir ok gibi saplanmıştı. Hemen oradan uzaklaşıp biricik dostuna sığınmak istedi. Gözyaşları içinde yaklaşırken, dostu gördü onu. Gözlerini hafif kısıp daha dikkatli baktı. 

-Dudu, ne oldu sana neden ağlayarak koşuyorsun. Dedi Şahika. Hıçkırıklar Dudunun konuşmasına izin vermiyordu.                                        

-Tamam Dudu sakin ol, beni dinle başını kaldır gökyüzüne bak. Dudu yaşlı gözlerle başını kaldırdı.

-Öyle olmaz gözyaşlarını sil, gözlerindeki yaş bulutuyla gerçek bulutların güzelliğini göremezsin yoksa. Dudu burnunu çekip, elleriyle gözlerini ovalayıp gözyaşlarını sildi.

–Şimdi gökyüzüne bak ve derin bir nefes al.

Dudu biraz sakinleşmişti nihayet. “Yukarı çık da karşılıklı konuşalım” dedi Şahika. Dudu çantasını sırtından indirdi, ayakkabasını çıkarıp çorabını içine sıkıştırdı ve hergün ustalıkla çıktığı ağaca tırmandı. Her zamanki gibi en rahat ve geniş dalına yerleşip ayaklarını aşağıya doğru sallandırdı.

-Anlat şimdi ne oldu kim ağlattı benim boncuk gözlümü. Böyle der demez yine yaşlar boşalmaya başladı Dudunun gözlerinden.

-Haydaa! ne oluyor sana Dudu, sil şu yaşlarını kurban olayım. Biri bir şey mi söyledi, notların mı kötü geldi? Sınav haftası demiştin

-Hayır.

-O zaman ne oldu?

 -Babamı özledim.

İsminin sonundaki ‘u’ harfini biraz uzatarak ve şefkatli bir ses tonuyla “Duduu, senin o boncuk gözlerine kıyamam gel buraya”, diyip bağrına bastırdı  onu Şahika. Dudu Şahika’nın yapraklarını ıslatacak kadar ağladı, ağladı… Sonunda sakinleşip olup biteni anlatmaya başladı.

-Bütün arkadaşlarım zil çalar çalmaz anne babasına koşuyor. Ben o sıraları, koridorları hiç koşarak çıkmadım. O adamın kızına dediği gibi, benim babamın da bana ‘sen dünyadaki en değerli şeysin’ demesini isterdim. Bir gün benim de annem beni almaya gelebilmiş olsun isterdim.  Onlar gibi bende koşup sarılmayı, okuldaki başarılarımı anlatmayı isterdim.

-Senin başarılarını anlatmaya ihtiyacın yok mavişim, okul birincisi olduğunu herkes biliyor zaten.  

-Öyle değil işte Şahika, insanın anne babasına anlatması nasıl bir şey bilmiyorsun sen. 

-Aşk olsun Dudu, biz ağaçlar aile ne demek bilmiyor muyuz yani. Bizim duygularımız yok mu?

-Öyle demek istemediğimi çok iyi biliyorsun Şahika. Kafamı dağıtmak için böyle yaptığını biliyorum. Farkında değilim sanma. 

-Aman, çok bilmiş seni. Tamam devam et dinliyorum. 

-Dediğim gibi işte, babam aklıma geldi onun için ağladım. Annem de işlerden dolayı beni almaya gelemiyor ona içerlendim biraz.   

-Bende aşık oldun sandım, gözüm korktu doğrusu.

-Aşık olmak için daha yaşım küçükmüş, öyle söylüyor annem. Önce okulumu bitirip meslek sahibi olacağım sonra aşık olacağım.

Şahika hafif tebessüm ederek:

-İlahi dudu! Sen çok yaşa emi.  

-Niye böyle güldün Şahika, saçma birşeymi söyledim ?

-Sana bir sır vereyim mi Dudu?   

-Sırları pek sevmem, taşıması zor oluyormuş. Annem, hiçbir zaman belini bükecek kadar ağır yük saklama heybende der. Senin sırrın benim heybeme ağır gelir mi Şahika? Eğer ağır gelecekse söyleme. 

-Benim sana vereceğim sır yükte hafif pahada ağırdır Dudu.

-O ne demek, yine anlamadığım dilden konuşmaya başladın. 

-Zamanı gelince anlarsın. Biliyorum her şeye açıksın, merek ediyorsun, öğrenmek istiyorsun ama her şeyin yeri ve zamanı vardır Duducum.

-Annem gibi konuşmaya başladın Şahika. İyi tamam sırrın neymiş onu söyle hadi. 

-Meslek sahibi olup, bütün düzenini oturttuktan sonra aşık olacakmışsın ya hani.

-Evet ne olmuş.  

-İşte aşk öyle planlı programlı bir şey değil mavişim. Bu sana benden bir sır olsun. Tıpkı doğmak gibi, ölmek gibi, aşk da; hiç beklemediğin bir anda oluyor .

-Çok saçma bir şeymiş bu Şahika. Oyun oynamak, kitap okumak gibi ne zaman istersem o zaman aşık olurum ben . 

-Bunu şimdi anlamanı beklemiyorum zaten. Büyüyünce Şahika demişti dersin.  Sıra sende. Kendi isminin hikayesini ve bana neden Şahika dediğini anlatacaktın bir gün. Dökül bakalım.  

-Haa evet, anlatayım sana.  

Şahika, Dudunun bir anda ağlayıp bir anda güldüğünü, bazen ağzını bıçak açmayıp bazen çenesine vurduğunu, değişken ruh hallerini çok iyi biliyordu. Şimdi çok iyi tanıdığı küçük dostunu dikkatle dinliyordu.

-Babam dutları çok severmiş. Annem bana dört aylık hamileyken babamı kaybetmiş. Anlatmıştım zaten sana. O da babamın ektiği dut ağacının, yani senin altına gelip; “Kızım olursa adını Dudu koyacağım” diye söz vermiş. Dut diye bir isim olmadığından ona en çok benzeyen Dudu ismi gelmiş aklına ve hep babamı hatırlatsın diye Dudu ismini vermiş bana. Senin adına gelince. Rahmetli babaannemin adını verdim sana, diyip müşfikçe güldü.

-Seni yaramaz seni, bula bula ölmüş bir yaşlının adınımı buldun benim için.

-Şaka şaka. Evet gerçekten Şahika babaannemin adı ama ben bu ismin anlamını çok merak edip anneme sormuştum. O da bana anlamının dağ tepesi, zirve demek olduğunu söylemişti. Ben senin en yüksek dalına çıkarak kendimi zirvede hissediyorum o yüzden sana Şahika dedim.

-Ahh boncuğum! Sen bu dünya için fazlasıyla akıllı ve güzelsin.

-Benim artık eve gitmem gerekiyor Şahika. Bir sonraki sır’da görüşürüz.        

Koşmadığı koridorların intikamını alırcasına, koşarak uzaklaşıyordu şimdi Dudu…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: