Umut Hep Var

Merhabalar cânım okur. Nahoş bir yılı geride bıraktık. Felaketlerin ardı arkası kesilmedi kabul. Yine de bu sürecin bize birçok şey kattığına inanlardanım sanırım. Beklemeyi öğrendik, sabretmeyi öğrendik, destek olmayı öğrendik ama bunların yanı sıra bizi en çok heyecanlandıran umut etmek oldu sanırım. Afetler yaşadık, kayıplarla dolu afetler… Her birinde yine de umudumuz cebimizdeydi. Ayda bebek mesela bize umudun ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Virüsten kurtulan her insan umut etmeyi bir kere daha gösterdi bize. Karamsarlığa kapılanlarımız oldu elbette, kayıplarını ağır yaşayanlarımız ama bu bize hiç engel olmadı heybemizdeki umut hiç eksilmedi. Biz de Mahza yazarları olarak dedik ki “Umut madem her zaman bizimle o zaman 2021’in ilk konusu da bu olsun”.

Size ufacık bir anımdan bahsetmek istiyorum. Buz gibi bir havada, yolun ortasında beklediğim bir gün… Güzergâhımı belirleyemediğimden nereye gideceğimi kestiremediğim, otobüse mi binsem, minibüse mi binsem diye beklediğim bir akşamüstünü anlatacağım. Bilen bilir İstanbul akşam vakitlerinde trafik konusunda insana hiç güzel davranmayan bir şehirdir. Binmem gereken otobüse kırk dakika var, minibüsler de benim gideceğim yerden geçmiyor. El mahkum bir taksi çevirdim. Bindim ama söylenecek o kadar şeyim var ki. Kendi kendime hayıflanıyorum. Trafiğe kızgınım, otobüs şoförlerine kızgınım falan. O sıra da taksici abi kolonya uzattı ve bilirsiniz başladı muhabbet etmeye. Küreselcileri anlatıyor, virüsün insan yapımı olduğundan bahsediyor. Anlattı anlattı. Baktı ki benim yüzüm iyice düşüyor şöyle dedi:

              -Bak kardeşim bir sürü şeye canın sıkkın olabilir. Ben burada konuşuyorum ama biz ne kadar konuşsak da olacak olan değişmeyecek. Kötü şeyler yaşasak da iyi şeyler de olacak. Mesela ben eve gidince kızım açacak kapıyı. Kızım benim bu trafiği çekmemdeki en büyük sebep. O benim yarın için umudum.

Yalnızca başımı sallamakla yetindim. Hayırlı işler faslından sonra indim taksiden. Sonra düşünmeye başladım işte. Umut etmek için o kadar çok sebebimiz var ki. Açan her yeni çiçek, dünyaya gelen her bebek, sokaktaki kaptan su içen her hayvan, kışın açmayı bekleyen kardelenler hepsi bizim umudumuz.

Yani cânım okur sen değerli vaktini ayırıp bu yazıyı okuyorsan senin de kocaman umutların var biliyorum. Hala merak ettiğin bir şeyler var, gidip görmek istediğin yerler var, yeniden sarılmayı heyecanla beklediğin insanlar var. Yani umut hep vardı ve var olmaya devam edecek. Mühim olan ona tutunabilmek. En karanlık zaman da bile Kutup Yıldızı’nı bulup yönünü tayin edebilmek, umudunu hiç kaybetmemek…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: