Umudun Rengi “Mavi”

Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şeyin ta kendisidir umut. Hayata bizi bağlayan duygulardan biridir umut. Yaşamaktır, hayattır, nefes almaktır… Bize nefes aldıran bu duygunun rengi olsa ne olurdu diye düşündüm. Aklıma gelen ilk renk mavi oldu. Umudun farklı renkleri de olabilirdi; yeşil, sarı, beyaz… Ama umudun rengi mavi olarak yerleşmişti zihnime ve mavileşmişti zihnimin odaları bir kere.

Yaşamın zorluklarıyla mücadele ederken yorulduğumda hep hayatı bir kenarından tutmaya çalışıyorum. Tutmaya çalışırken zorlanıyorum, sanki tutamayacak, mücadele edemeyecek ve ona yetişemeyecek gibi oluyorum. Düşündükçe, derinlere daldıkça aniden bir parıltı beliriyor yüreğimde. Bu kadar zor olmamalı, bir yolu olmalı diyorum. Başlıyorum sonra kendime bir umut parçası bulmaya. Aslında çok da zor olmuyor arayınca. Arayınca oluyormuş, bulanlar arayanlarmış, arayanlar bulanlarmış. Bulduktan sonrası mı? Yolculuk tam da burada başlıyor işte. Bulduktan sonrası kolay. Bir kere o parıltıyı gördüm mü yüreğimde, umudun ışığına kavuşturacak yolu takip ediyorum kendimce. O ışığın rengi mavi oluyor benim içimde. Umut veriyor mavi kalbime, ruhuma, bedenime…

Masmavi gökyüzü, uçsuz bucaksız… Göz alabildiğince sürüp giden o mavilik… Hepimiz gökyüzüne baktığımızda şöyle derin bir nefes almaz mıyız? İşte o nefesin adıdır mavi, içimizi güzelleştiren, ferahlatan, gözlerimize kusursuz bir tablo sunan ve bizleri huzura boğan. Şair Nedim beytinde ne de güzel anlatır bize:

O rütbe etdi bu keskin soğuk zemîne eser
Miyân-ı cûyda gömgök kesildi nîlûfer

Durgun sularda büyüyen zarif bir nilüferi benzetir gök rengine. Yeryüzünün soğukluğundan nilüfer kesilir masmavi bir renge. Yeşil yaprakları soğuktan çürüyüp karlar altında kalırken mavi çiçekleri kalır sadece. O soğukta kendini koruyabilen çiçekleri eşlik eder göğün rengine. Karlar içinde güzelleştirir manzarayı, rengiyle kusursuz bir tablo sunar, hem de gökyüzüyle benzer bir biçimde. Nilüfer sen ne umutlu bir çiçeksin. O kış soğuğunda karlar altında kalsan da çiçeklerinle tutunursun hayata. Umudun rengini sen de yaşatırsın içinde.

Umudun rengini en çok hatırlatan denizdir bende. Bakınca sonunu göremem o maviliğin, o kadar sonsuz bir umut zihnimde. Rengini aldığı göğü yalnız bırakmaz hiçbir zaman, eşlik ederler birbirlerine. Gökyüzü umutsuzlanınca o da umutsuzlanır, dönüşür birden gri bir renge. O zaman dahi umut verir insana. Grileşir, grileşir ama sonra ansızın birden maviye döner, huzura döner, umuda döner… Tıpkı bizler gibi. Önce ansızın bir umutsuluk kaplar içimizi, sonra bir yerden tutunuveririz hayata, mavileşiriz birden deniz gibi, gökyüzü gibi, nilüfer gibi. Umutlanırız, yaşatırız içimizde maviyi.

Ne zaman umutsuzluğa düşsem işte böyle bir mavi ararım içimde, bulamazsam içimde başlarım dışımda aramaya. Bilirim ki içimde bir yerlerde yoksa mavilik dışımda bir yerde vardır mutlaka… Bir yerlerde gizlenmiştir, bazen beklediğimiz bir duyguya dönüşmüştür, bazen özlediğimiz bir kişiye. Sonu olmayan bir gökyüzü olmuştur, bazen umut dolu bir deniz. Ve kocaman bir çiçek olmuştur kalbimizde, büyük, büyük, çok büyük!

 Ya o gökyüzü; öylesine mavi
Üstümüzde, öylesine ebedi
O gökyüzü ve öylesine gerçek;
Büyük, büyük, büyük, kocaman çiçek
(Ahmet Muhip Dıranas)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: