Yeniden Bahar

Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır.
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır. (B. Rahmi Eyüboğlu)

Kış aylarında doğa uzun bir uykuya yatar. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar ve beraberinde bütün doğa derin bir sessizliğe gömülür, istirahate çeker kendini. Kendini istirahate çeken sadece doğa olmaz, bizler de kendimizi evlerimizde dinlenmeye çekeriz, eşlik ederiz doğanın bu sessizliğine. İçimizi bir hüzün kaplar sıcacık evlerimizde. O hüznü yatıştırmak için de doğa gibi yatırırız kendimizi uykuya. Uyuturuz, uyuturuz ve unuturuz ruhumuzu.

Ama dönüş ve diriliş başlar uzun bir kış mevsiminin ardından. Doğadaki bütün varlıklar uyanır yattığı kış uykusundan. Bütün bir kış boyunca karlar altında kalan toprak yeniden can bulur. Dünyamıza yeni bir soluk gelir, can gelir, doğanın yeniden diriliş vakti bahar gelir… Yeni bir bahar soluğuyla direnme ve dirilme zamanı gelir. Havalar ısınmaya, ağaçlar çiçek açmaya, birçok hayvan kış uykusundan uyanmaya başlar. Baharı selamlar dalları yeşeren bütün ağaçlar. Kır çiçekleri, laleler, güller yeniden canlanır ve yeni bir dirilişe adım atarlar. Yeniden doğuşu olur ilkbahar doğanın. Tabiat tamamıyla değişir, yeni bir doğum gerçekleşir. Kış mevsiminin bütün hüzünlü duyguları birer birer kaybolur. Sessizliğe gömülen o doğa büyük bir coşkuyla dirilir yeniden. Onunla birlikte bizler de canlanırız aniden. Uyandırırız ruhumuzu bütün kötü anılarımızı unutarak. Canlanırız baharla birlikte, neşeleniriz parlayan güneşle ve diriliriz kıpır kıpır olan çiçeklerle.

Doğanın dirilişi yılda bir kere olur böylece. “Yılda bir kere sevinir ağaçlar sevincinden, yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak, yılda bir kere verir kendini toprak ve yılda bir kere yarılır bahçeden hazdan.” Çünkü yılda bir kere ölür doğa, yılda bir kere köşesine çekilir ağaçlar üzüntüsünden, yılda bir kere uzaklaştırır avuçlarını yaprak bizden ve yılda bir kere hüzünlenir bağ bahçe ölümden. Yılda bir kere ölür doğa ve yılda bir kere doğar yeniden. Ağaçların yapraklarını dökmesi, doğanın sessizleşmesi, suların durulması ve gökyüzünün grileşmesi ölüme benzer. Yavaş yavaş ölür doğa kış mevsimine girerken, yavaş yavaş çekilir kabuğuna. Ve o ölümle birlikte arınır tüm kirlerinden, yılda bir kere temizlenir en derinden. Ölüm de yeni bir dirilişin başlangıcı değil midir? Yeni bir doğumun, yeni bir dönüşün ta kendisi değil midir? Yaprak nasıl düşerse biten bir mevsimin ardından toprağa, ruh da o şekilde çekilmez mi derin bir uykuya?

Bahar mevsimi de doğanın bu ölümden yeniden uyanışı olur. Yeniden dirilir tüm tabiat, yeniden adım atar bütün başlangıçlara. Bu bahar da doğa yeniden dirilecek, çiçekler filiz verecek, meyveler çıkacak dallarından ağaçların, güneş ısıtacak içimizi ve uyanacak bütün yeryüzü. Ama bu bahar farklı bir bahar olacak, yeryüzü ve tabiat dirilecek, tazelenecek ama bizler biraz uzak kalacağız o yeni başlangıçlara. Biraz daha sabredeceğiz yenilenmek için bu bahar. Belki biraz evlerimizde, belki bahçelerimizde ve belki köyümüzde. Nerede olursak olalım doğanın dirilişine eskisi gibi eşlik edemeyeceğiz ve güzel günleri görmek için sade bekleyeceğiz;

O günü görmek için sade bekleyeceğiz, Göreceğiz bir sabah yeşil tomurcukları. Hazırlanıyor gibi, gökyüzü, ufuk, deniz, Bir sabah dökülecek baharların baharı. (Ziya Osman Saba)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: