Sürgün

Bazı kelimelerin kaderi “araf” tır. Bir dalından umut sarkar bir dalından hasret. Kesip atamazsınız zira her dalın meyvesi kendine tatlıdır. Sürgün de benim için bu kelimelerden bir tanesi: hem baharın, dirilişin müjdecisi olmuş yüzüne bakılmayan bir saksıdaki kurumuş bir dalda hem de tepeler, okyanuslar aşıp seslenmiş “sıla” özlemiyle uzak diyarlardan.

Sürgün, deyince çoğumuz “sürgüne gönderilmek” anlarız. Cezadır sürgün. Hasrettir. Özlemdir. Nice vatan şairi, yazarı bu kelimenin acı damlayan bereketli damarlarından beslenmiş de bugün hâlâ onların meyveleri olan eserlerden besleniyoruz. Ya sürgüne yalnız cebren mi gönderilir bir insan? İnsan kendini de sürgün edemez mi olduğu ya da olmak istediği bir yerden hatta bazen kendinden? Eskidenmiş bir işi yapamadığında, liyakat gösteremediğinde uzak uzak diyarlara ceza diye gönderilmek. Şimdi belki de özümüzü yitirmenin bedelini ödüyoruz kendimizin en ücrâsına kendimizi sürgün ederken.

Hangi sosyal medya platformuna baksam, hangi psikolojik danışmanın bir yazısını okusam insanı kendini sevmeye, kendine dönmeye davet ediyor. Yenilerde fark ettim ben de. Sahi, biz ne zaman sürgün ettik kendimizi böyle kendi içimize? Araya araya yorgunluktan bîtap düşecek kadar hem de. Yoksa insan yaratıldığı günden beri bu sürgüne mi yazgılı? Pîr hazretleri buyuruyor ya hani ilk beyitlerinde kamışın dilinden:

“Dinle neyden neler anlatır sana / Yakınır hep ayrılıklardan yana // Beni kamışlıktan kestikleri an / Kadın erkek inledi feryadımdan // Geçmek için aşk derdinin şerhine / İsterim hicranla yanmış bir sîne // Asıl yurdundan uzak düşen biri / Kavuşma zamanını bekler geri”

Belki de diyorum, dünyanın sürgün yeri olduğunu unuttuğumuzdandır bunca hüsran ve ağıt.

Sonra tabiata dönüyorum. “Sürgün” kelimesinin umut hâline. Tefekkürü, tevekkülü; rikkati ve dikkati artırınca hatta kulaklığı çıkarıp kuş sesinin geldiği dala bakınca fark ediyor insan: Kurumuş bir dalda dirilen o küçük, yeşil filizi. Derin, ciğerden bir nefes alıyor. “Sürgün”ün acısıyla yanarken ya daldaki dirilişi bir “sürgün”le müjdelemeseydi Yaradan?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: