Maviş Anne’ye Mektup

“İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuz için
Dünyanın bütün sabahlarına bir bilet al.
Ben ölürsem mutsuza iyi bak!”

Yukarıdaki dizeler, Didem Madak’ın “Mutsuza Kim Bakacak?” adlı şiirinin son kısmına ait. Mavi uğruna, maviden yana çok şiir söylenmiş, çok kelâm edilmiş. Kendini baştan ayağa mavi zannedip “Mavi huydur bende” diyen şairlerimiz bile olmuş. Didem Madak’ın da mutsuzunu emanet ettiği, maviş bir anne olmuş işte.

Ya ne var bu mavide? Bizi alıp alıp uzaklara götüren. Sevgiliyle göğe baktıracak, ummanların sonundan dönmesini beklediğimiz gemileri sırtımızda hasretten nakışlı bir gömlekle beklerken neden vazgeçemeyiz ondan, dönüp de gidemeyiz? Alelacele yolda yürürken, tam da kulağımızda ayrılığa dair türküler çınlayıp kalbimizin üzerine üzerine bir çekiç darbesiyle vururken her bir nota, nedir içimize yürüyüşümüzü bölen beyaz bulutlarla kaplı mavi gökte? Neyin sırrını aramaktayız ki ya da neyin içerisinde kaybolmaktayız?

Sevgili editörümüz çok iyi bilir. Birlikte seyahat ettiğimiz günlerden birinde önde konuşa konuşa yürürken birden bir ses duydu arkasında. Yanında yürüdüğünü sandığı ben, takılıp düşmüştüm. Önce elimden tutup kaldırdı –zaten ne zaman düşsem ben haklıysam elimden değilsem kulağımdan da olsa bir şekilde kaldırır beni- sonra “Nasıl düştün?” diye sordu. Aldığı cevaba düşmemden daha çok şaşırmıştı. “Şey, gökyüzü çok güzeldi de dalmışım…” İyi ki o gün arkadaşlığı kesmedi benimle. Ama ne zaman yola çıksak hep “Önüne bak.” diye uyardı durdu.

Bu hikayeyi şu yüzden anlattım. Küçük bir kız çocuğuyken gündüzleri kuşlarla, geceleri yıldızlarla konuşurdum. Gökyüzü benim için sonsuzluk, gökyüzü benim için özgürlük demekti. İnsan olmasan ne olmak isterdin deseler, göklerde özgürce süzülen bir şahin olmak isterdim, derim. Bu yüzden göğe, mavisine olan sevdam hep iş açtı başıma. Bazen ona bakarken düştüm. Bazen de düştüğüm şeylerin sebebini düşündükçe utancımdan göğe küstüm. Kafamı yere bakmaya her zorlayışım bir ceza oldu aslında kendime. Çünkü Madak’ın da dediği gibi biri biz diğeri mutsuz olan kendimize seçtiğimiz bir “maviş anne” gökyüzü. Kabul etsek de etmesek de… Biz bir gün yerle yeksan olacağız zaten. Ama şairin de dediği gibi gökkubbede bıraktığımız hoş sedâlara ya da ardımızda bıraktığımız mutsuza bakmaya devam edecek “maviş anne”. Tam da bu yüzden sevgili maviş anne, uyanamadığımız bütün sabahlar ve gidemediğimiz bütün ülkeler için bir bilet hakkımız gizli sende

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: